Öğretim Üyemiz Doç. İnci Eviner British Museum’da

Sanat ve Tasarım Fakültesi öğretim üyesi Doç. İnci Eviner’in “Harem” (2009) adlı video eserinin sergilendiği “Inspired by the east- How the Islamic world influenced western art” adlı grup sergisi, 10 Ekim 2019’da British Museum’da açılıyor.
Doç. İnci Eviner’in de aralarında bulunduğu, 21. yüzyıl perspektifinden Oryantalizm fikrini eserlerinde ters yüz eden dört kadın sanatçının eserleriyle sonlanan sergi, bu sanat hareketinde Batı gözüyle Doğu’nun güzel ve merak uyandıran topraklar olarak temsil edilme biçimlerini inceleyerek Oryantalizm’in yalnızca resmi değil, çok daha geniş bir yelpazedeki görsel ve dekoratif sanatları nasıl etkilediğini yansıtıyor.

Harem (2009) Hakkında

İnci Eviner’in “Harem”i, Sultan III. Selim’in davetlisi olarak İstanbul’a gelen ve burada 18 yıl kalan Antoine Ignace Melling’in (1763-1831) gravür albümüne dayanır. Dönemin oryantalist anlayışından oldukça farklı olarak Melling’in imgelerinde dramatik veya baştan çıkarıcı kadın ifadelere rastlamayız. Neredeyse bilimsel bir kesinlikle betimlenmiş kadınlar zamanın dışına fırlatılmış gibidir. Eviner’in Harem’e duyduğu ilgi, bu donmuş kadınları bir bilgi nesnesi olmaktan çıkarıp onlara kendi seslerini kazandırmaya ve gizledikleri ne varsa ifşa etmeye zorlar. Bu kadınlar eyleme geçtiklerinde ne olur? Erkeklerin bakışına kapalı olan Harem, merak ve bilgi konusu olan ötekine ait gizemli bir alandır ve öteki kültür, öteki cins gibidir. İster erkek olsun ister kadın, Batılı öznenin her zaman peçe ve haremle, yani; kadının alanı, bedeni ve hakikatiyle ilgilenmesinin nedeni budur. Melling’in, bilginin bir garantörü olarak perspektif ve Kartezyen anlayışının birleşimiyle şüpheye yer bırakmayan kesinlikte çizilmiş olan bu resmi, sanki rüyaların, imgelerin, arzuların, fantezilerin ve korkuların yer aldığı bilinçdışı alanı gizlemek için yapılmış ve sonsuza kadar onları kendine kilitlemiş gibidir. Oryantalist söylem ve onun aracılığı ile üretilen bilgi aynı zamanda doğuyu yaratmanın da bir yolu olarak karşımıza çıkar. Günümüzde Kadın, üzerine yüklenen Batılı ya da Doğulu tüm söylemlerin altında ezilmektedir. Bütün bu ideolojik söylemler ve toplumsal sözleşmenin konusu olan Kadın’ın kendini özne olarak konumlandırması mümkün müdür? Eviner, temsilin olanaklarını zorlamak, ikonografi ve mitosları yerinden etmek gerektiğine inanır. Kendi kültüründe, kendi tanınmaz yüzüne, Batılı öznenin Doğuyu temsil etmek ve bilmek üzere oluşturduğu çok çeşitli söylemsel mecazların ve retorik figürlerin, temsillerin ve imgelerin arasından ulaşmaya çalışır. Harem’in içine sızarak, evcilleştirilemeyeni harekete geçirmek ve bu donuk imgeleri hareketlendirerek bir direnme olanağı sağlamak ister.

Sergi, 26 Ocak 2020 tarihine kadar izlenebilecek.